Şubatta Neler oldu ?

Zaman çok göreceli bir kavram,içindeyken sıkıntılıyken hiç geçmek bilmiyorken mesela bir bayram tatili su gibi akıp gider,anılarımız belleğimizde canlı kalmaya devam etse de , satır başı olamayacak olanlar silinir gider bir süre sonra beynimizin “memory management” özelliği gerçekten şaşırtıcı. Hal böyleyken yaşama ( en azından kendi dünyama) dair hissettiklerimi , düşündüklerimi, yaşadıklarımı , gördüklerimi aylık olarak blogumda yazacağım bundan sonra. Fikri ilham aldığım Burak Selim Şenyurt’a teşekkür ederim. Kendisi de bülten adı altında bu tarz girdiler yazmaya başladı 2 aydır. Umarım fikir hırsızlığı yaptığımı düşünüp bana kızmaz.[more]

Her ayın 6. günün yayınlamayı düşündüğüm yazıma  başlayalım. Umarım keyif alırsınız.

Şubat ayı yılın en kısa ayı , dünyanın güneş etrafında dönmesi için gereken süre 365 gün 6 saat olduğu için her 4 yılda bir şubat ayına bir gün daha ekleniyor. Bu kavrama ingilizce leap year  denirken türkçede ise artık yıl deniyor. 4 ile bölünebilen yıllarda şubat ayları 29 gün sürüyor. Bİr işveren iseniz bu sizin için güzel birşey iken eğer benim gibi maaşlı bir çalışan iseniz 4 yılda bir , bir gün fazla mesai yapacaksınız demektir.

  Leap Year isminde bir film çekilmiş. 2010 yılında çekilmiş filmde konu 29 şubatta evlenme    teklifi alan bir erkek bu tekifi geri çeviremiyormuş. Karşı cins ilişkilerine yoğunlaşan filmlerden hoşlananlar için cazip görünse de 6.1 imdb puanıyla çokta albenili bir film görünmedi bana.

Herhalde birbirini seven iki kişinin özel günlerinin 29 şubata gelmesi veya 29 şubatta doğmuş olmak bedbaht bir durumdur. Tabii varyemez bir kişilikse eğer insan o zamanda sanırım bir günü özel kılmak için en uygun gün olacaktır 29 şubat. Bu özelliği sağlayabilen başka da bir gün yok sonuçta ..

Filmlerden konuyu açmışken Starwars serisinin yıla sıralamasına göre 4. bölüm sıralamasına göre ise 1. olan film. The Phantom Manaceşubat ayı içerisinde 3 boyutlu olarak bizlerleydi. Nautilus Cinebonus’ta izleme fırsatı bulduğum filmin kaç boyutlusu olursa olsun izleyecek bir şahıs olarak ben keyif aldım. Fakat ticari olarak bakıldığında “ısıtıp sunma” deyimini karşılıyordu bu sunuş. Yine de benim en sevdiğim “Sith” karakteri olan Darth Maul ‘ u 3 boyutlu izlemek güzeldi. Şahsi fikrim karakterin diğer bölümlere de taşınmış olması idi . Fakat jedi ustası Qui-Gon Jinn ‘ nin kanı yerde kalmasın diye harcandı gitti dağ gibi Maul  

Darth maul’un sağ tarafta görmüş olduğunuz pozunun Action Figure’ ü Taksim Atlas pasajında satılmakta 300 tl civarında bir paraya kıyabilirim diyorsanız sizinde odanızı süsleyebilir bu haşin delikanlı. Sizde benim gibi kahraman figürlerine meraklı iseniz DreamFigure dükkanını ziyaret edebilirsiniz. Tabii hatırlatmakta fayda var , fiyatlar hiçte ucuz değil 150 tl ile 4000-5000 tl ye kadar giden aralıkta bu tarz heykeller satılmakta eğer bir kolleksiyoncu iseniz yurtdışından getirtmek daha ekonomik olacaktır.

Üniversite yıllarında program yazarken , yazdığımız programlar ne kadar kod satırına sahipse o kadar güzel olmuştur gibi garip bir dogmatik inanış yaygındı. Aslında işin aslı az kodla çok iş yapabilmekten geçiyor. Zira okunabilirlik ve kodun bakımı açısından kısa kodlar tercih edilmeli.Kod tekrarında mümkün mertebe kaçınılmalı. Bir anti-pattern olarak bilinen Spaghetti-Code ‘lardan uzak durunuz.  .Net 3.0 ile birlikte hayatımıza Extension Methods kavramı girdi.  MSDN referansından detaylı bilgi alabileceğiniz bu methodların yaptığı iş var olan sınıflara yeni methodlar eklemek denebilir. Dikkat edilmesi gereken şey sınıfın ve yazmış olduğumuz methodun static olarak işaretlenmesi ve tanımlanacak parametrenin this ile başlaması  .

public static class Tools
    {
        public static string CapitalizeFirstLetter(this string value)
        {
            if (string.IsNullOrEmpty(value))
            {
                return string.Empty;
            }
            return char.ToUpper(value[0]) + value.Substring(1);
        }

    }

üstte görmüş olduğunuz Tools sınıfında CapitalizeFirstLetter isimli bir genişletilmiş method(Extension Method) örneklendi . Amaç parametre olan gelen string değişkenin ilk harfini büyütmek.

Basit bir form yapıp . Button altına ( Hiçte hoş bir hareket değil ! )

string txtDeger = textBox1.Text;
            MessageBox.Show(txtDeger.CapitalizeFirstLetter());

kodlarını yazalım .

Sonuç şu şekilde olacak.

Sizde bu yöntemle sık kullandığınız methodlar için bir sınıf yazıp daha efektif kodlar yazabilirsiniz. İnternette ExtensionMethod ‘lar bulabileceğiniz bir takım siteler mevcut. http://extensionmethod.net/ sitesinde onlarca örnek bulabilirsiniz.

Hayat sevince güzel demişler. Erkin Koray’ın sevince isimli şarkısı bunu en iyi dile getiren şarkılardan kanımca.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=4FEkZMYJlBs&w=448&h=252]

Şubat ayınında bu bakımdan bir özelliği var .”Sevgililer Günü” . Birçok hissi barından bu gün. Aslında bir hristiyan geleneği olan 14 şubat zamanla ticari faktörlerle birlikte globalleşmiş. Detaylı bilgi almak için wikipedia’nın http://en.wikipedia.org/wiki/Valentine's_Day linkine göz atabilirsiniz. O anki duygusal bağlılığınıza veya bağımsızlığına göre geçecektir. Benim şahsi fikrim insan hayatının bir anda uçup gidebileceği düşünülünce , sadece eşimize,sevgilimize değil çevremizdeki insanlara sevgimizi belli etmeliyiz.  Özel günleri de saplantı haline getirmeden ufak tefek jestler ve ilgi ile geçirmek en makulu fikrimce..Benim çok sevdiğim bir oyun olan Angry Birds de sevgililer gününde Facebook sürümü ile karşımızdaydı.

Her ne kadar CityVille,FarmVille,Texas Hold ‘Em gibi oyunlar kadar rağbet görmese de yine de keyifli..Eğer sizde bu kızgın kuşların sadece bilgisayarında bir oyun olarak kalmasını istemiyorsanız anahtarlık , peluş , maskot gibi ürünler bulabileceğiniz http://store.bilkom.com.tr/Angry-Birds/Angry-Birds_br_141-180 sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Biz yazılımcıların sürekli okuması , izlemesi, dinlemesi, araştırması , kafa patlatması gerekiyor. Bunun için çalıştığımız ofislerde esnek saatlerde çalışıp duruyoruz. Herkes bu tarz bir çalışma hayatına sahip değil. Ben futbol oynamayı çok sevdiğim için Futbolculuk mesleğine “ ohhhhh kebap “ gözüyle bakmışımdır hep. Öyle ya sonuçta yıllarca top oynayabilmek için halı sahalara para sularken ben diğer yanda tomar tomar paralar kazanan futbolculara özenmemek mümkün mü ? İşe giderken son zamanlarda dinleme fırsatı bulduğum Mesut Süre ‘ de hafta içi 07-10 mesaisi yapan ender insanlardandır sanırım.

Her ne kadar dışardan kolay görünse de radyoculuğunda kendine göre zorlukları vardır şüphesiz. Çünkü insan konuşma eylemini her zaman isteyerek yapamıyor hatta çoğu insan konuşmamaya meyilli. Hal böyle olunca insan ruh haline bakmaksızın konuşmak hatta neşeli olmak zorunda olabilir bu meslekte. 07-10 arası mesai ise gerçektende insanı kıskançlığa sürüklemiyor değil. Çünkü henüz siz iş yerinize varmadan herifin mesaisi bitmiş oluyor Gülümseme Zaten kendisi de arasıra bunu dile getirip gıcıklık yapmıyor değil. “Benim program biter siz yardırın bakayım hadeeee yessssssssss ay lavvvv dis geymmmmmmm” efektleriyle bu hoşnutluğunu dile getiriyor sağolsun. Sizde radyo dinlemeyi seviyorsanız Rock Fm 94.5 de Rabarba adlı programı dinleyebilirsiniz. Gergin geçecek bir güne tebessümle girmenizi sağlayabilir.

Front-End yazılımclık diye bir kavram var. Bu konuyu linkte anlatmış bir blogger arkadaşımız. Tabii ki iş dünyası o kadar anlayışlı değil.Her ne kadar Back-End programcı iseniz deweb uygulamaları geliştirirken , css, jqueey, javascript gibi client tarafına hitap eden dilleri de kullanmanız gerekebilir. Her nedense back-end developer ‘lar bu tarz script dillere adapte olamıyor. Bknz :ben . Ancak azmedip ben bu işi öğrenecem diyorsanız eğer. Çok güzel iki kaynak önerebilirim.

Net Tuts+ sitesi editörlerinden Jeffrey Jordan Way abimizin hazırlayıp sunduğu HTML&CSS ve Jquery serilerini izlemenizi öneririm. Normalde üyelik sistemiyle çalışan sitede bu iki seri ücretsiz olarak izlenebiliyor.

Merak edenler için linkler:

HTML & CSS

http://learncss.tutsplus.com/

JQuery

http://tutsplus.com/course/30-days-to-learn-jquery/

Oscar Goeesss Toooooo diye bağrışan itici bir herifin yer aldığı reklam vardı birkaç ay önce . Şubat ayının sonunda ise Oscar Törenleri yapıldı. Her sene milyon dolarlar harcanıp çekilen filmler bu prestijli ödülü kazanmak için yarışıyorlar. Haaaa nasıl yarışıyorlar derseniz aslında çokta fikrim yok. Kim seçiyor ulan bu filmleri diyerekten şu sayfada buldum kendimi .

http://en.wikipedia.org/wiki/Academy_Award oscar ödülleri ile merak ettiğiniz çoğu şeyi bu linkten bulabilirsiniz. Sayfanın aşağısında tüm oscar törenleri ve kazanan filmleri listeleyen bir tablo var. Tabloya şöyle bir göz attım  aslında oscar kazanmamış bir çok kült film de yok değil. Neyse vardır onda da bi keramet diyip bu seneki oscar ödüllerinde “iyi haketmiş dediğim “ En iyi animasyon filmi kategorisinden ödül alan Rango ‘ dan bahsedeyim .

Rango bir kertenkele aslında sakar ve salak olmasına rağmen müthiş bir özgüven ile yaşam mücadelesi veren bu süreçtede ölümlerden dönüp kahramanlaşan komik bir yaratık. Filmin ana karakteri olan Rango’nun maceraları yabancı bir kasabadaki “su savaşlarına ” dahil olması ile akıp gidiyor. yanlış hatırlamıyorsam 2 saat süren filmde gerçekten keyifli dakikalar geçirmiştim. Bu bakışta Oscar aldıysa helali hoş olsun . Yapımcısına bol bol gayrimenkul , hisse senedi vs olsun Gülümseme ( olduğuna şüphem yok ) Para “show business” da sonuçta .

”Bir gün ölürsem, öldüğüm günü değil, doğduğum günü hatırlayın” demiş sevgili Barış Manço. Biz toplum olarak değerlerimizi hep yitirdiğimizde hatırladığımızdan olsa gerek hep gidenlerin ardından vay be ne iyi insandı gibi cümleler kurarız. Bende bu kervana katıldığımı hissederekten çocukluğumuzun Barış Amcası gençliğimizin Barış Abisini saygıyla anıyorum. Zira kendisi maalesef şubat ayında aramızdan ayrıldı. En sevdiğim şarkılarından biri olan Gamzedeyim Deva Bulmamı fırsat bulduktan dinler ve izlerim .

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=qZU2PvFpz5U&w=448&h=252]

Toprağı bol olsun.

Şubat ayı içerisinde Ineta Etkinlikleri yapıldı. 18-19 Şubat tarihlerinde Microsoft Türkiye’de yapılan oturumların bir kısmında yer alma fırsatı buldum. Katılımcıların yaş dağılımını tahmin ettiğimde neden halen izleyiciyim ben diye hayıflansam da etkinlikte payı olan herkese teşekkür ederim. Katılımın yoğun olması da ayrı bir güzellikte parantez içinde belirtiyim. Umarım bende bir gün bu tarz etkinliklerde konuşmacı olarak yer alabilirim.

The Cardigans – My Favorite Game eşliğinde devam ederken yazıma :

http://grooveshark.com/songWidget.swf

ufak bir sayı tahmin oyunu yapayım istedim.

kodları şu şekilde böylece öğrencilik günlerimi de yad etmiş oldum. :)

public partial class Form1 : Form
    {
        public Form1()
        {
            InitializeComponent();
        }

        private void txtTahmin_Validating(object sender, CancelEventArgs e)
        {
            TamSayiDogrula();

        }

        private bool TamSayiDogrula()
        {
           bool status =true ; 
            if (txtTahmin.Text == "")
            {
                errorProvider1.SetError(txtTahmin, "Boş girilemez");
                status = false;
            }
            else
            {
                try
                {
                    int temp = int.Parse(txtTahmin.Text);
                    errorProvider1.SetError(txtTahmin, "");
                }
                catch
                {
                    status = false; 
                    errorProvider1.SetError(txtTahmin, "Lütfen numerik bir değer giriniz");
                }
            }
            return status;
        }

        int tutulanSayi;
        int tahminSayisi; 
        private void Form1_Load(object sender, EventArgs e)
        {
             tutulanSayi = SayiTut();
              tahminSayisi = 0; 
        }

        private void btnTahminEt_Click(object sender, EventArgs e)
        {
            bool ok = TamSayiDogrula();

            if (ok)
            {

                int girilenTahmin = Convert.ToInt32(txtTahmin.Text);
                bool bitti =  Tahmin(girilenTahmin,tutulanSayi);

                if (bitti)
                {
                    MessageBox.Show("Tebrikler "+ tahminSayisi + " denemede bildiniz"+Environment  
.NewLine + " Tutulan Sayi : " + tutulanSayi);
                    Temizle();
                }
                else
                {
                    tahminSayisi++; 
                    listBox1.Items.Add(txtTahmin.Text);
                    lblIpucu.Text= Ipucu(tutulanSayi, girilenTahmin);
                    txtTahmin.Clear();
                }
            }
        }

        private void Temizle()
        {
	    tahminSayisi = 0; 
            listBox1.Items.Clear();
            lblIpucu.Text = "";
            txtTahmin.Clear();
        }

        private string Ipucu(int tutulan , int girilen)
        {
            if (tutulan > girilen)
            {
                return "Daha büyük bir tahmin yapınız ;";
            }
            else if (tutulan < girilen)
            {
                return " Daha küçük bir tahmin yapınız";
            }
            else
            {
                return "Tebrikler Bildiniz"; 
            }
        }

        private int SayiTut()
        {
            Random rnd = new Random();
            return rnd.Next(1, 100);
        }

        private bool Tahmin(int tahmin,int tutulanSayi)
        {
            if (tahmin == tutulanSayi)

                return true;
            else
                return false; 

        }
    }

İnsanlık tarihi boyunca oyunlar varmıydı bilemiyorum .Zira insanlık gelişiminde önceliği temel ihtiyaçlara vermiş belli bir yaşam standartını tutturduktan sonra da oyunları icat etmişler. Oyunlardan insanlarınrenk bu gelişiminden nasibini almış ve günümüze kadar değişip durmuşlar  elektronikleşmişler vs…Mesela ben çocukluğumda saklambaç,yakan top,sek sek , çelik çomak gibi oyunlarla vakit geçirirken şimdinin çocukları Call of Duty, Farmville,Cityville ,Fifa gibi oyunlarda buluyor eğlenceyi aslında bilgisayar oyunlarının sosyalleşmesi bir nevi iyi oldu çünkü bilgisayar doğası gereği insanı yalnızlaştırıyor,her ne kadar saklambaç oynarken annenin hazırladığı çikolatalı ekmeği paylaşmak kadar insanı sosyal bir birey yapmasa da , “8 level olmam lazım bana “blue posion”  gönderir misin gibi diyaloglara sokabiliyor şimdinin oyunları. Konuyu dağıtmıyım insanlar temel ihtiyaçlarını sağladıktan sonra oyunlar oynayabiliyor. Visual Studio içinde böyle bir oyun mevcut aslına bakarsanız. Visual Studio Achievements adlı extension ile kod yazdıkça başarı rozetleri toplayabiliyorsunuz.

Birkaç kategori altında çeşitli görevler sunan oyunda , yazdığınız kodun karakteristiğine göre rozetler kazanıyorsunuz.

Saplantıya dönüşmediği sürece rekabeti sizde yaşayabilirsiniz. Zira sırf bir rozet kazanacağım diye yazdığınız sınıfa alanlar ekliyorsanız. Kodunuz kötüleşecektirGülümseme

Ben bir kaç tane rozet kazandım tesadüf eseri , ancak bazı maddeleri cidden oturup sadece rozet kazanmak için yazmak gerek : Örneğin “Write a single line of 300 characters long”.

Merak ettiyseniz ve kurmak istiyorsanız. Şuradan indirebilirsiniz.

ilk telefonum şimdilerde göz düşmüş bir marka olan Ericcson '’un T10 modeli idi. Hey gidi günler. O zamanlar monochrome grafikler melodiler ile insanlar telefonu sadece sesi görüşme ve mesajlaşma amaçlarıyla kullanıyordu.Nokia firmasının 3310 telefonu çıktığında “vay beeeee” demiştik. 10 yıllık süreç içinde telefon teknolojisi renkli ekranlara , wap’a , gprs’e , 3G ‘ye ve dokunmatik ekranlara kavuştu. Bende bu devrimler çılgınlığına başlarda kapıldım sonralarda ise finanse edemediğim için en güncel teknoloji kullanmayı bıraktımGülümseme

Ancak geçtiğimiz günlerde hiçte aklımda olmadığı halde bir Galaxy Note satın aldım.Phone ? Tablet ? It’s Galaxy Note  sloganıyla yola çıkmış olan cihaz. Normal telefonlara göre boyut olarak baya büyük . 5.3 inçlik bir alana sahip  , tabi bu büyüklükte bir telefon beraberinde taşıma sorunlarını da getirecektir. Buna şüphe yok . Ancak insan ciddi anlamda adaptasyon mucizesi olduğundan başta yadırgansa da bu boyutlara alışır oluyor , bende bunu yaşadım. Şu an toplu taşıma araçlarda bazen sıkıntı oluştursa da genel olarak telefonunun boyutunun bana sıkıntı yarattığını söyleyemem. Elleri biraz büyük olan biri içinse tek elle kullanım bile mümkün olabilir. Teknik özelliklerden ziyade kullanımla ilgili kısımlarına değinmek istiyorum. Telefonun çizim uygulamaları için bir kalemi var . Ha görkem kalemi çok kullanıyormusun derseniz sadece eğlence amaçlı kullanıyorum. Not tutmak için pekte uygun bulmadım açıkçası kalemle yazmak daha zor . Ekranı çok güzel , fotoğraf ve video performansında da rakibi olduğunu düşünmüyorum. HD kalitesinde çekilen videolar gerçekten harika sonuçlar veriyor. Onun dışında bir önceki telefonumda olmayan FM Radyo her ne kadar eski bir özellik olsa da beni sevindirdi. İphone telefonların en büyük eksikliklerinden biriydi bana göre. Gerçi radyo uygulamaları vardı İphone için fakat radyo için internet paketimi kullanmak zorunda kalıyordum. Uzun süreli dinlemelerde hatrı sayılır download yapıyordu üstelik. Düşünenler için Galaxy Note iyi bir telefondur diyebilirim.

Veri Kaybından çok müzdarip olmuş birisiyim. Fiziksel çalınmadan , backupların ziyanına, harddisk bozulmalarına yüklü miktarda veri kaybettim. Nice zaman uğraşmış toplayıcılık yapmış güzel güzel arşivlerimi oluşturmuşum ve bir gün 1 TB lık harddiskim beni yarı yolda bırakmış oturup ağlanası bir durum Gülümseme  Neyse ki internet hızı gelişti arttı da artık filmleri , mp3 leri arşivlemek gibi bir dert kalmadı. Bu noktada önemli dosyalarınızı kaybetmemek için bir program önermek istiyorum. Benim gibi bu konuda sıkıntı yaşayanların keşfettiğine emin olduğum bir program. Dropbox .   Aslında dropbox paralı bir uyguluma. Fiyat tablosuna bir göz atalım .

Senelik fiyatlar bu şekilde çok ciddi boyutlarda dosyalara sahip değilseniz de Basic seçeneği ile 2.5 GB lık bir alan kullanabiliyorsunuz. Tabii burda sevindirici bir haber. Sizin davetinizle üye olmuş her kişi size extra 250 MB alan kazandırıyor. Ta ki 8 GB olana kadar . Bence 8 GB ‘ da azımsanacak bir alan değil. Ben şu an 3.5 GB gibi bir alanın %60 lık kısmına (gayet çerçöp dosyalarımla birlikte ) yeterli diyebiliyorum. Peki neden dropbox sorusuna ne derim  ? Çünkü mesela skyDrive 25 gb lık bir alan veriyor. 5 Gb free alan veren başka uygulamalarda var. Ancak senkronizasyonu ve dosya upload’ı en etkin program bana göre Dropbox.Bi kere masaüstü uygulamasını kurduğunuzda diskinizde kendine bir klasör oluşturuyor.

Bu alana eklediğiniz sildiğiniz her dosya otomatik olarak senkronlanıyor. Böylece ister webten  ister bir başka bilgisayardan ister mobil telefondan bu alana en güncel haliyle ulaşabiliyorsunuz. Diğer uygulamalar bu tarz bir masaüstü uygulaması göremediğimden efektif olarak kullanamadım. Bunun dışında tabi ki güvenlikte akılda kalan bir soru fakat bana 1 yılı aşkın süredir herhangi bir güvenlik sorunu yaşamadım . Sonuçta diğer türlü veri kaybı yaşama olasılığı çok daha yüksek bana göre ve FBI,NASA,CIA “ top secret” belgelerini barındırmadığıma göre . Gayet güvende hissediyorum kendimi . Herkese de tavsiye ederim Gülümseme

“Büyük liderler başkalarında yüceliğe yol açar” . Starwars Klon Savaşları Bölüm 1

Meme diye bir kavram var ( Mim ) diye okunur. İnternet Memes diye görüyorsunuzdur nette sörf yaparken. Hatta türkçe bir web sitesi de “Mim”lemek olarak kullanıyordu kavramı . Örnek verecek olarak olarak “ artis ne arar la bazarda “ videosu bir meme’ dir  .  Hala izlemeyen var ise  :

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=ucUujPhO7w4&w=448&h=252]
Artis miiii

Youtube’da şuursuzca gezinirken acaba ne çok izlenen video hangisi diye merak ettim. Biraz araştırınca bir listeye ulaştım. Real-Time olmasa da listedeki verilen hali hazırda en çok izlenmiş videolar olduğunu düşünüyorum. Genellikle en çok izlenen videolar şarkılar. İlk ona girmeyi başarmış ve şarkı olmayan tek video var o da . Charlie bite me videosu. Listeye göz atmak isteyenler : http://www.readwriteweb.com/archives/top_10_youtube_videos_of_all_time.php adresine göz atabilir.Bir spor etkinliği sadece müsabakanın sonucu ile değil , öncesi ,sonrası , maç arası , molasıyla bir şölendir bence. Sevinçler , hüzünler , hayal kırıklıkları gibi bir çok insani duyguyu barındırır. Aksi olsa idi bir futbol maçını veya boks maçını izlemek yerine oyununu oynardık . Meme ile ne alakası var diyebilirsiniz. Bende bir futbol meme’si paylaşmak istiyorum. Michel Telo adlı brezilyalı şarkıcının “ai se eu te pego” şarkısı için yaptığı dans koreografisinin futbolcular arasında ne kadar sevildiğini gösteren video , aslında futbolun sadece sonuç oyunu olmadığını örneklemek adına güzel. Tüm spor branşlarını sadece skorları değil barındırdıkları görsel şölen , insanlar arasında yaydıkları pozitif duygular ile anabilsek keşke.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=iF9WWIRiGPo&w=448&h=252]

Şubat ayı içerisinde WPF ve Silverlight ile uğraştım. Her ne kadar desktop uygulamaları gözden düşmüş olsa da bu alanda gelişmelerin olması sevindirici. WPF ile vektörel tasarımların programlanması çok daha kolaylaşıyor.Görsel yönden daha hareketli programlar ise “desktop uygulamalarının” cazibesini artıyor bence.  .NET 3.0 ile lanse edilen WPF tasarım ile kodu ayırarak ( tasarım tarafı için geliştirilen Expression Uygulamaları sayesinde ) başarılı projeler geliştirmek için ortam hazırlıyor. WPF code behind’da klasik programlama dillerini kullanırken , önyüzde XAML dilini kullanıyor. XML ‘e aşina olanlar için pekte zorlayıcı olmayan XAML ile objelere özelllikler katmak mümkün oluyor. Silverlight cephesinde ise hızlı gelişmeler yaşanmış benim pek ilgilenmediğim bir teknoloji olsa da kısa sürede 3.0,4.0 ve son olarak 5.0 sürümleriyle adobe’nin flash’ ına ciddi bir rakip olmuş RIA uygulamalarınında kullanılır olmuş. Tabii HTML 5 , CSS 3 gibi kavramların gelişmesi kafalarda soru işaretleri oluşturmuyor değil. Ancak önümüzdeki yıllarda bu alanda ciddi hareketlilik gözlenecek zannımca. ( Hava durumu sunumu gibi oldu biraz Dil çıkaran gülümseme )

Şubat ayının son günü Visual Studio 2011 Beta çıktı . Neden 2011 demişler anlayamadım zira gayet 2012 ye geldik gidiyoruz Gülümseme Şaka bi yana Google’ın minimalist yaklaşımıyla alay ederken Microsoft ürünlerininde minimalist tasarımlara yönelmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Eğri oturup doğru konuşacak olursam ikonları hiç beğenmedim , IDE ‘nin işlevselliğine birşey diyemiyorum şu noktada ama görsel olarak ben beğenmedim. “Hater “ olmak istemiyorum tabi ki . Ancak hadi minimalist yaklaştınız ikonların sembollerini niye değiştirdiniz ki diye sitem edesim var. Comment In -  Command Out ikonlarını ciddi ciddi aradım Toolboxta. Neyse vatana millete hayırlı olsun demek isteyenler : http://www.microsoft.com/visualstudio/11/en-us sayfadan indirebilirler.

Müzik ruhun gıdasıdır. Bende sıkı bir dinleyici olarak yolda , işte , evde vakit buldukça müzik dinliyorum. Rock-Metal tarzı müzik dinleyen ben bakalım Şubat ayı içersinde neler dinlemişim.

Şubat ayında Amorphis adlı Finlandiyalı metal grubu bariz bir şekilde öne çıkmış . Madem öyle bende onları sevdiğim bir şarkısı My Kantele ile bu aylık yazacaklarımı sonlandırıyım. Herkese mutlu bir Mart ayı diliyorum.” Martta Neler oldu “ da tekrar görüşmek üzere . hoşçakalın.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=6NzpFXLk6Ww&w=448&h=252]
Bu yazıyı beğendiyseniz ? Paylaş:
The following two tabs change content below.
emekli ejherda,yeni yetme wizard, anne tarafından elf , baba tarafından ork, hobbit dostu , troll avcısı , smaug ile ortak . Dathomir de doğdu beşiktaşlı oldu.

Latest posts by Görkem Özdoğan (see all)

2 Comments
  1. Ağustos’ da 6ncı seride bırakmışsın bültenleri. Açıkçası Tumblr daha cazip gibi gelmişti o tarihlerde bana ben de senin gibi bıraktım bültenleri ve artık Tumblr kullanıyorum.

    Diğer yandan keyifle okudum bültenleri çok da hoşuma gitti. Keşke devam etseydin. Biraz geç fark ettim, geç yorumladım o yüzden üzgünüm.

    Ama şu bir gerçek bültenler olmasa dahi diğer yazılarda yeter. Onları da büyük keyifle okuyorum. Katılan mizahsen yaklaşım ve gerçekleri vurgulayabilme gücü yanında istenen mesajları da verebildiğine inanıyorum bu yazılarda.

    Paylaşmaya devam ;) Durmak yok…

    • Tabi ki imkanlarım ve becerilerim dahilinde paylaşımlar yapmayı sürdüreceğim ;) Platformlar, yöntemler değişiyor önemli olan insanlara faydalı veyahut ayırdığı zamana değecek içerikler sunabilmek. Türkiye için bunu sürekli ve düzgün yapan insanlar içinde başta geliyorsunuz. Bende kendime sizi örnek alarak kendimce ifade ediyorum birşeyler, yapmak istediğim ve planladığım bazı çalışmalar var. Hayata geçtiğinde sizin fikrinizi de almak için mail gönderirim :) Teşekkürler ilginiz için ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>